Öss Puan Hesabı  Ders Notları  Meslek Tanıtımları  Rehberlik  Yabancı Dil Eğitimi  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 2010 Üniversite Taban Tavan Puanları
 2011 Üniversite Taban Tavan Puanları
 Açıköğretim
 ALES
 ALS
 Anadolu Liseleri Tavan Taban Puanları
 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
 Biyoloji
 Burs Duyuruları
 Coğrafya
 Çıkmış Sorular
 Ders Notları
 Dikey Geçiş DGS
 Edebiyat
 Eğitim Haberleri
 Eğlence
 Felsefe
 Fizik Dersleri
 Geometri
 Güzellik
 Kimya
 Kitap Özetleri
 Kişisel Gelişim
 KPDS
 KPSS Ders Video
 KPSS Duyuru
 Matematik
 Meslek lisesi
 Meslek Tanıtımları
 Müzik Klip İzle
 Polislik
 Psikoloji
 Rehberlik
 Ruhun Gıdası Gerçek Müzik
 Sağlık Köşesi
 Sağlık Meslek Liseleri Taban Tavan Puanları
 SBS
 SORU CEVAP
 Soru Çözümleri
 STAJ Duyuruları
 Süper Video Cafe
 Tarih
 Trafikle İlgili Sorular
 Türkçe
 YGS LYS
 İngilizce
 Üniversite FOTOLARI
 Üniversite Taban Tavan Puanlar
 Üniversite Tanıtımları
 Yurt Dışı Eğitim
 Yönetmelikler
 Önemli Haberler
 ÖSYS duyurular
 Özel Ders
  İletişim

 Edebiyat Ders notları Genç Kalemler ve Türkçülük

Okunma

656


VI.

Genç Kalemler ve Türkçülük

XIX. yüzyılın sonlarında, yazını da etkileyen, daha doğrusu besleyen üç düşünce akımıyla karşılaşılmaktadır. Batıcılık, Türkçülük, İslamcılık’tır bu üç düşünce akımı. Genellersek Edebiyat-ı Cedideciler batıcı, eskiyi savunanlar İslamcı ve Osmanlıcıdır. "Türkçe Şiirler" (1899) adlı kitabıyla Mehmet Emin Yurdakul da Türkçülüğe bağlanır. Bu üç akım, Cumhuriyet’e dek Türk yazınındaki akımları belirleyecek, Cumhuriyet’ten sonra da siyasal kümelenmelere bağlı olarak etkinliğini sürdürecektir. Ama günümüze ulaşan Türk yazını, özellikle 1930’dan sonra başka bir çizgide gelişir.
Şimdi kısaca XX. yüzyıldaki gelişimi izleyelim.
Mehmet Emin Yurdakul’un çıkışı, ancak Meşrutiyet’te bilinçli bir çizgiye oturtulur ve bir akım niteliği kazanır. Milli Edebiyat adıyla anılan bu akımı başlatanlarsa, Selanik’te çıkardıkları Genç Kalemler dergisiyle Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp’tir.
Nisan 1911’de yayımlanan Genç Kalemler, daha önce çıkarılan Hüsn ve Şiir adlı derginin süreğidir. Ad değişikliğinin gerekçesi ilk sayıda şöyle açıklanır: "Evet, gazetenin heyet-i tahririyesi (yazı kurulu) sizin evvelce tanıdığınız gençlerdir. Onlar düşünüyorlardı ki Hüsn ve Şiir namı yalnız ihtisasata müteallik mevada (duygulara ilişkin konulara) taalluk ediyor. Halbuki maksatları yalnız bu değildir. Hüsn ve Şiir’in şumul-i manasından maada (anlamının kapsamı dışında) mahsulat-ı fikriyye (düşünce ürünleri) de gazetelerinde geniş bir mevki haizdir. Binaenaleyh risalenin ismini değiştirdiler, ona Genç Kalemler dediler."
Genç Kalemler’in ilk sayısında yer alan "Yeni Lisan" başlıklı imzasız yazı Ömer Seyfettin’ce yazılmıştır. Dilde özleşmenin savunulduğu yazıda, ulusal bir yazın oluşturabilmek için önce ulusal bir dilin gerekliliği üzerinde durulur. Derginin sonraki sayılarında da "Yeni Lisan" genel başlıklı yazılar sürer. Beşinci sayıdan başlayarak yazıların altındaki soru imi yerine "Genç Kalemler Tahrir Heyeti" imzası konulur.
Başlangıçta Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem’in çabalarıyla çıkarılan derginin etkinliği Ziya Gökalp’ın da katılmasından sonra artar. "Milliyet, kavmiyyet kavramlarına dayalı Türkçülük düşüncesinin geliştirildiği görülür. Meşrutiyet’in ertesinde İstanbul’da kurulan Türk Derneği, Türk Ocağı gibi kuruluşlarca da bu düşünsel temel beslenir. Türk yazın tarihinde "Genç Kalemler" ya da "Yeni Lisan Hareketi" adlarıyla anılan bu girişim Milli Edebiyat akımını hazırlamış, konuşulan İstanbul Türkçesi’nin kullanıldığı, ulusal kaynaklara yönelik yeni bir edebiyat anlayışının başlangıcı olmuştur.
Milli Edebiyat yolundaki ilk örnekler, kuşkusuz akımı başlatanlarca verilir. İlkeler bellidir: Dilde yalınlık, halk yazını şiir biçimlerinden yararlanma ve hece ölçüsü, konu seçiminde yerlilik. Çok önemli bir yenilik de, daha yüzyılın başında Mehmet Emin Yudakul’un gerçekleştirdiği şiirin İstanbul dışına çıkması, Anadolu’ya açılması olgusudur. Nabizade Nazım, bunu gerçekçi bir ürün ortaya koyabilmek amacıyla Karabibik’te yapmış, ama bu deneme orada kalmıştır. Türkçülerdeyse bu seçiş, bilinçli bir tutumun ürünüdür.
Benzeri bilinç, konu olarak Türk tarihinin seçilmesinde de görülür. Siyasal durum, dolayısıyla bağlanılan ideoloji, Türkçüleri Osmanlı tarihini atlayıp uzak geçmişe, Anadolu öncesine gtimeye iter. Siyasal Osmancılığa tepkidir bu. Şiirde Ziya Gökalp, öykü ve romanda Ahmet Hikmet Müftüoğlu bu seçişin en belirgin örneklerini verirler. O yıllarda Türk Ocağı’nın çalışmalarına katılan Halide Edip Adıvar da bu eğilime kapılır. Ama Türkçülük akımı etkisindeki romanı Yeni Turan (1912) yapıtları arasında bu yolda yazılmış tek örnek olarak kalacaktır. alıntı

sinavrehberlik.com başarılar diler.



  Yorumlar

 
Et Endüstrisi


Başarı Üzerine Söylenmiş En Güzel Sözler


İşletme İ.Ö 2008 Taban Tavan Puanları


Ucuz Yurt Dışı Eğitim


Permütasyon


Sanat Tarihi


Parabol Test3 Soru15


Diş Hekimliği


Amerikan Kültürü ve Edebiyatı


Tesisat Öğretmenliği


Ek Fiil ( Ek Eylem - Cevher Fiil )


Cümle Öğeleri ile ilgili Önemli Uyarılar


Anlatım Bozuklukları ( Cümle Düzeyinde )


Abant İzzet Baysal Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Adıyaman Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Adnan Menderes Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Afyon Kocatepe Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Ahi Evran Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Akdeniz Üniversitesi Taban Tavan Puanları 2011


Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır.Sitemap