|
 |
Okunma |
|
46259 |
* Milli Meclisin derhal toplanması ve hükümetin meclisin denetimine girmesi kararlaştırıldı.(Mebusan Meclisi)
Sivas Kongresi (4 – 11 Eylül 1919): -Amasya Genelgesiyle, Sivas'ta bir kongrenin toplanması istenmişti.
İstanbul Hükümeti bu kongrenin toplanmasını engellemeye çalıştı. Mustafa Kemal'in tutuklanması emrini verdi, İtilâf Devletleri de aynı çabayı gösterdi. Fakat engelleyemediler. Kongre her ilden gelen temsilcilerle toplandı ve başkanlığına da Mustafa Kemal seçildi.
- Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının nasıl sağlanacağı konusu ele alındı. Bu konuda Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen kabul edildi.
Önemi:
** Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirildi.
** Manda ve himaye fikri kesin olarak reddedildi.
* İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı. ( Kamuoyu oluşturmak ve ulusal gücün sesini duyurmak için çıkarıldı.)
* Temsil heyeti 15 kişiye çıkarılmıştır.
* Her yönüyle ulusal bir kongredir.
* Ali Fuat Cebesoy Batı Anadolu Kuva-i Milliye Komutanlığına atanmıştır. ( Temsil heyeti yürütme gücünü kullanmıştır.)
Amasya Görüşmeleri ( 20 – 22 Ekim 1919): Damat Ferit Paşa'nın yerine getirilen Ali Rıza Paşa, Temsil Heyeti ile görüşmek üzere Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı görevlendirdi.
Mustafa Kemal ve Rauf Bey'in de bulunduğu bu görüşmelerde alınan bazı kararlar:
1. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacaktır.
2. Müslüman olmayan topluluklara siyasî egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak nitelikte haklar verilmeyecektir.
3. İstanbul Hükümeti Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetini tanıyacaktır.
4. Sivas Kongresi kararları İstanbul Hükümetince kabul edildi.
5. Osmanlı Mebuslar Meclisi Anadolu'da, İstanbul Hükümetinin uygun göreceği güvenilir bir yerde toplanacaktır.
Önemi: İstanbul Hükümeti, Amasya görüşmesine temsilci göndermekle, Temsil Heyetinin hukukî varlığını resmen kabul etmiş oluyordu.
NOT: İstanbul Hükümeti yukarıda alınan kararlardan sadece Mebuslar Meclisi'nin toplanmasını kabul etti.
|
Amasya Genelgesi |
Erzurum Kongresi |
Sivas Kongresi |
Amasya Görüşmeleri |
|
Kurtuluş Savaşının amacı,
gerekçesi, yöntemi açıklandı.
-İlk defa ulusal egemenlikten
bahsedildi.
- İlk defa milli kurulun kurulmasından bahsetti.
- Sivas’ta kongre toplanması
istendi.
|
- Bölgesel olmakla beraber, kararları ulusaldır.
- İlk kez manda ve himaye reddedildi.
- Doğudaki cemiyetler birleştirildi.
- İlk defa temsil heyeti oluşturuldu.
- Milli sınırlar içinde vatan bütündür, bölünmezdir.
|
- Ulusal kongredir.
- Erzurum Kongresi kararları aynen benimsendi.
- Manda ve himaye kesin olarak reddedildi.
- Yurttaki tüm cemiyetler birleştirildi.
- İrade-i Milliye gazetesi yayınlandı
- Temsil heyeti yürütme yetkisini kulandı. (Ali Fuat Paşayı batı cephesine atayarak.)
- |
- * ** İstanbul Hükümeti resmen temsil heyetini tanıdı.
- Mebuslar meclisinin tekrar açılması sağlandı.
- Sivas kongresi kararları kabul edilecekti.
- Azınlıklara fazla hak verilmeyeceği belirtildi.
- Bağımsızlığın korunması istendi.
** Sadece Mebuslar meclisi açılma fikri kabul edildi. |
Temsil Heyetinin Ankara’ya Taşınması ( 27 Aralık 1919): Mustafa Kemal, gelişmeleri yakından izleyebilmek için Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi. Çünkü:
1- Ankara, ulaşım ve haberleşmenin iyi olması 2- İstanbul’a ve Batı Cephesine yakın idi.
3- Yurdun ortasında ve güvenlikli bir konuma sahipti. Henüz işgale uğramamıştı
Son Osmanlı Mebuslar Meclisi Ve Misak-ı Millî (28 Ocak 1920): -Padişah Vahdettin, Mondros Ateşkes Antlaşmasının uygulamaya konulduğu, günlerde Mebuslar Meclisi'ni kapatmıştı. Amasya Görüşmelerinde ise yeniden açılması kararlaştırılmıştı. M. Kemal İstanbul’da toplanmasını sakıncalı gördü fakat İstanbul’da toplanması kararlaştırıldı.
- İşgal devletlerine göre, yeniden toplanacak meclis savaş kararı vermeye cesaret edemezdi. Olsa, olsa barış isterdi. O da işgal devletlerinin işine yarardı. Bu düşünceyle seçimlere karışmadılar. Seçimler 1919 yılı Kasım ayında tamamlandı.
Mustafa Kemal seçilen bir kısım Mebuslarla Ankara'da görüştü. Misak-ı Milli'nin esasları kararlaştırıldı. Mebuslar Meclisi 12 Ocak 1920 de İstanbul'da toplandı. Temsil Heyeti tarafları Mebuslar, Felah-ı Vatan grubunu oluşturdular. Bu grubun, vatanın bütünlüğünü koruma amacına yönelik istekleri, Mebuslar Meclisi tarafından kabul edilerek Misak-ı Milli ( Milli Ant) ilân edildi (28 Ocak 1920)
Misak-ı Milli’nin Maddeleri: 1. Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı sırada Türk askerlerinin koruduğu Türk vatanının tümü, ayrılık kabul etmez bir bütündür.
2. Kendi istekleri ile ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Artvin'de gerekirse gene halkın oyuna başvurulabilir.
3. Batı Trakya'nın durumunun tespitinde halkın oyuna başvurulmalıdır.
4. İstanbul’un güvenliği sağlandıktan sonra Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılması da, bizimle birlikte ilgili devletlerin verecekleri karar geçerli olmalıdır.
5. Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haktan yararlanmaları şartı ile kabul edilecektir.
6. Millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen siyasî, malî ve adlî sınırlamalar (kapitülâsyon) kaldırılmalıdır.
Önemi: -** Sınırlar, bağımsızlık, kapitülasyon ve azınlık hakları konularında kararlar almıştır.
- Erzurum ve Sivas Kongreleri kararları kabul edilmiştir.
- Türk vatanının bugünkü sınırları tespit edilmiştir.
- Böylece Kurtuluş Savaşı'nın dayandırılacağı ilkeler açıkça ortaya konmuştur.
*** Misak-ı Milli’nin kabulü İstanbul’un işgaline sebep oldu.
- Bunun üzerine M. Kemal TBMM’yi kurma çalışmalarına başladı.
İstanbul’un İşgali ( 16 Mart 1920): Misak-ı Milli kararlarını beklentilerine aykırı bulan itilâf Devletleri: İstanbul’u resmen işgal ettiler. Mebuslar Meclisi'ni basarak, Temsil Heyeti'nin görüşleri doğrultusunda çalışan Mebusları tutukladılar. Bazıları Anadolu'ya kaçtılar. Anadolu'da sürdürülen millî mücadeleden vazgeçilmezse, İstanbul’u tamamen alacaklarını ilân ettiler.
- Vahdettin, Mebuslar Meclisini kapattı. (11 Nisan 1920). Böylece II. Meşrutiyet’te resmen sona erdi. Ali Rıza Paşa, Hükümet Başkanlığından istifa etti. Salih Paşa Hükümeti kuruldu. O da istifa etti ve yerine tekrar Damat Ferit Paşa geçti.
İstanbul’un İşgaline Karşı M. Kemal’in Aldığı Önlemler: 1- Durumu vatanın her tarafına duyurdu ve protesto etti.
2. İstanbul ile telgraf ve telefon haberleşmesinin kesilmesini istedi.
3. İstanbul'daki tutuklamalara karşı, Anadolu'daki İtilâf Devletleri subaylarının tutuklanmasını istedi.
4.Anadolu'dan İstanbul'a her türlü malî kaynak gönderimini durdurdu.
5. İşgal güçlerinin İstanbul ve Adana'dan Anadolu'ya yapacakları sevkıyata engel olmak için Geyve ve Ulukışla demiryollarını tahrip ettirdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILMASI (23 Nisan 1920):
- İstanbul’un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin kapatılması üzerine Mustafa Kemal, Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanacağını duyurdu. Seçimler yapıldı. Seçilen milletvekilleri ile İstanbul’dan kaçabilen milletvekilleri Ankara'da toplandı ve TBMM açıldı. .Böylece millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devletinin temelleri atılmış oldu.
- ** Yönetimde millet söz sahibi olduğu için devletin adı da "Cumhuriyet" olmalıydı. Fakat kurtuluş savaşımız devam ediyordu. Cumhuriyetin önemini kavrayamayanlar, toplumda huzursuzluğa sebep olabilirdi. Bu sebeple Cumhuriyet adının verilmesi daha sonraya bırakıldı.
-TBMM'nin açılışından bir gün sonra meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal, durumu Avrupa Devletlerine bildirdi, İstanbul Hükümeti ile yaptıkları ve yapacakları antlaşmaların TBMM tarafından tanınmayacağını duyurdu.
- 3 Mayıs 1920 de TBMM Hükümeti kuruldu. - 20 Ocak 1921 de ilk Anayasa “(Teşkilat- Esasiye)” hazırlandı.
- Anayasanın ilk maddesi: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Diyerek egemenliği halka vermiştir.
- İlk mecliste Tesanüt Grubu, Halk Zümresi ve Islahat Grubu, İstiklâl Grubu, Müdafaa-i Hukuk Grubu (M. Kemal kurdu) olarak dört grup vardı.
İlk TBMM’nin Özellikleri:
- Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir.(yasama ,yürütme ,yargı güçlerinin mecliste toplanması)Böylece çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır.(Çünkü o sırada ülkemiz işgal altındaydı.)
- Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve meclisin üstünde bir gücün olmadığı belirtilmiştir.
- Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır.
- Partileşme yoktur, gruplaşma vardır.
*** Padişahlık hemen ret edilmedi. Çünkü padişah yanlılarının tepkisini çekerek iç sorun yaşamak ve bölünmeler olsun istenmiyordu.
* Kurucu meclis niteliğindedir.
* Meclis Hükümeti sistemini benimsedi. (Bakanların meclis tarafında seçildiği sistemdir.) Cumhuriyetin ilanı ile şimdiki sistem olan “Kabine Sistemine” geçilecektir.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NE AYAKLANMALAR
Bu sıralarda Damat Ferit Paşa yeniden sadrazam olmuştu. TBMM'nin açılmasını istemiyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yürüttükleri mücadelenin yanlış olduğunu savunuyordu.
Mustafa Kemal hakkında idam kararı çıkardılar. Şeyhülislam fetva yayınladı.
Halkın dinî duyguları istismar edilerek bir takım isyanlar çıkartıldı. Bu ayaklanmaları işgalci devletler de destekledi. Amaçları TBMM’yi ortadan kaldırmaktı.
1- İstanbul Hükümetinin Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Ahmet Anzavur Ayaklanması
b) Kuva-yi inzibatiye (Halife Ordusu): Kuva-yi Milliye’yi dağımak için Damat Ferit Paşa kurdu . Bu ordu, Kuva-yi Milliye
birliklerine saldırdı ise de püskürtüldü.
2- İstanbul Hükümeti İle İşgalci Güçlerin Birlikte Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı ayaklanması
b) Konya ayaklanması (Delibaş)
c) Afyon ayaklanması ( Çopur Musa)
d) Millî aşireti ayaklanması (Urfa)
e) Yozgat ayaklanması
3- Azınlıkların Çıkarttığı Ayaklanmalar
a) Pontus Rum Ayaklanması b) Ermeni intikamcıları
4- Kuva-yi Milliye Yanlısı Olup, Sonradan Ayaklananlar
a) Çerkez Ethem ayaklanması Yunanlılara sığındı. I. İnönü Savaşında isyan bastırıldı.) b) Demirci Mehmet Efe ayaklanması
** Kuva-yi Milliyeciler düzenli orduya girmemek için ayaklandı
TBMM'nin Bu Ayaklanmaları Önlemek İçin Aldığı Önlemler:
-Hiyanet-i Vataniye kanunu çıkarıldı ve İstiklâl Mahkemeleri kuruldu.
- İstanbul Hükümeti ile haberleşmeler kesildi.
- TBMM'ye karşı çıkanlar cezalandırıldı ve TBMM'nin otoritesi sağlandı.
- Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü tarafından fetva yayınlandı.
|