|
 |
Okunma |
|
9931 |
olup kısaca şöyledir: Osmanlının toprak bütünlüğü korunacak ve Osmanlıda bir bölgede hangi ulus çoğunlukta ise onun devleti kurulabilecek, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklerde kalacaktı.
** Yunanistan bu maddeye dayanarak İzmir çevresinde Rum çok diyerek buraları isteyecektir.
Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919):
Barış antlaşmalarının koşulları görüşülmek üzere toplandı. Ancak daha çok Osmanlının nasıl paylaşılacağı sorun oldu. Ege çevresi İtalya’ya verilmişken Yunanistan İzmir çevresini istedi. İngiltere ve Fransa burayı güçsüz Yunanistan’a bırakma kararı verdi. Buda İtalya’yı küstürdü. Bu nedenle Anadolu işgalinde İtalya sessiz kaldı. İtalyanların olduğu yerlerde savaşlar daha az oldu.
Osmanlının Paylaşımı:
İtalya’ya: Güneybatı Akdeniz (Antalya, Isparta dolayları)
Fransa’ya: Urfa,Maraş,Antep,Suriye ve Lübnan, Boğazlar
İngiltere’ye : Irak, Filistin ve Boğazlar bırakılmıştır.
Yunanlılar : İzmir, Aydın çevresi (Batı Ege)
İzmir’in İşgali (15 Mayıs 1919):
Yunanlılar Paris Barış Konferansına dayanarak İngiliz ve Fransızların desteği ile 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkararak işgale başladı. ** Böylece Anadolu’da işgale başlayan ilk devlet Yunanlılar oldu.
- Halk işgalden önce işgalin engellenmesi için gösteriler yaptı. Padişahtan yardım istedi. Ancak hiçbir yardım gelmedi. Ve işgallere karşı direnilmemesi istendi.
- Yunanlılar İzmir’deki Rumların coşkulu karşılaması ile İzmir’e girdi. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu
- Yunanlılar silah bırakmış askerlerimizi kışlada kurşuna dizerek İzmir ve çevresini işgale başladılar.
CEMİYETLER:
Yurdumuzun işgali üzerine Anadolu’nu çeşitli yerlerinde çeşitli cemiyetler kuruldu. Cemiyetler Zaralı ve yaralı olamak üzere iki kısma ayrılabilir. Zaralı cemiyetlerde kendi içinde azınlıkların kurduğu ve milli varlığa düşman cemiyetler diye ikiye ayırabiliriz.
A) Zararlı Cemiyetler:
a) Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler:
1- Mavri Mira: Rumlar tarafından kuruldu. İstanbul Patrikhanesi yönetir. İzmir ve Doğu Trakya’yı Yunanistana katmak istemektedir.
2- Etnik-Eterya Cemiyeti: Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu.
3- Pontus Rum Cemiyeti: Doğu Karadeniz’de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu.
4- Ermeni Taşnak –Hınçak Cemiyeti: Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir.
5- Makabbi ve Alyans (Musevi) cemiyetleri de Yahudiler tarafından kurulan cemiyetlerdir.
*** Azınlık cemiyetlerinin ortak amacı Osmanlıyı parçalayarak kendi devletlerini kurmak istemeleridir.
b)Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Osmanlını kendi içinde doğmuş fakat Kurtuluş Savaşına karşı oldukları için düşman cemiyet olarak adlandırılmıştır.
1- Kürt Teali Cemiyeti: Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.(İstanbul’da kuruldu.)
2- Teali İslam Cemiyeti: Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve İstanbul’da kurulmuştur.
3- İngiliz Muhipleri Cemiyeti: İngiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur.
4- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası: Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir.
5- Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerika egemenliğini(Mandasını) istemiştir.
6- Hürriyet ve İtilaf Fırkası: Kurtuluş Savaşını engellemek için çalışmalar yapmıştır. Önceden İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulmuştu.
** Milli Varlığa düşman cemiyetler hilafete bağlı kalmakla ve de yabancı devletlerin korumasına girerek kurtuluşu amaçlıyordu.
B) Yararlı Cemiyetler ( Milli Cemiyetler) :
1- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu.
2- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Trakya’nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne’de kuruldu.
3- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti: Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu.
4- Kilikyalılar Cemiyeti: Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur.
5- İzmir Müdafaa-i Hukuk –i Osmaniye Cemiyeti: İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur.
6- Redd-i İlhak Cemiyeti: Buda İzmir ve çevresini korumak için kuruldu.
7- Milli Kongre Cemiyeti: İstanbul’da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayın yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır.
8- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti: Anadolu’nun işgalini protesto etmek için Sivas’ta kuruldu.
** Yararlı Cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yöneliktir. Daha sonra M. Kemal bu cemiyetleri Sivas Kongresinde birleştirerek kurtuluşu tüm ulus düzeyinde genişletecektir. ** Önce basın yayın yoluyla kurtuluş çareleri aramışlar etkili olmayınca silahlı direniş birlikleri (Kuva-yi Milliye Birlikleri) kurdular.
İşgaller Karşısında Padişahın Tutumu:
Mondros’tan sonra Anadolu işgal edilmeye başlamıştı. Bu durum karşısında padişah işgallere ses çıkarmama tutumuna girdi.
Böylece işgalci kuvvetlerinin tepkisini fazla çekmeyerek Osmanlının devamını sağlamaya çalışıyordu. Kısaca Osmanlının kaderini işgalci kuvvetlerinin insafına bırakmıştı.
İşgaller Karşısında M. Kemal’in Tutumu:
İşgallerden sonra M. Kemal İstanbul’a gelmiştir. Yurdumuz işgale başlayınca İstanbul’da çözüm yolları aramış. Padişah ve komutanları silahlı mücadele için uyarmaya çalıştı. Anca aradığı desteği bulamayınca kurtuluşu Anadolu’da gördü. Bunun için Anadolu’ya geçmesi gerekliydi.
Aradığı fırsatı sonunda buldu. Padişah Samsun çevresindeki ayaklanmaları incelemesi için ordu müfettişi olarak Samsun’a gönderme kararı aldı. Böylece M. Kemal İstanbul’dan da uzaklaştırılmış olacaktı.
** Kuva-yi Milli’ye: Vatanı kurtarmak için halk tarafından kurulan küçük birliklere verilen addır.
- Kuva-yı Milliye’nin özelikleri: Düzenli bir ordu niteliğine sahip değildi. Eli silâh tutan herkesin katıldığı küçük silâhlı gruplardı. Her türlü ihtiyaçlarını halk karşılıyordu. -Başlarına buyruk hareket ediyorlardı. - Ortak düşünce, vatan topraklarını savunmak ve Türk Milleti'ni onuruyla yaşatmaktı. -Sadece kendi bölgelerini korumaya yönelik kuruldular. M. Kemal düzenli orduyu kurana kadar ülkeyi savundular.
Mustafa kemal’in Samsun’a Çıkışı (19 Mayıs 1919):
Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra Pontusçu Rumlar Samsun ve Trabzon çevresinde Türkler'e saldırmaya başladılar.
- Türkler'in kendilerini savunmalarını ise İngilizler, güvenliği bozma olarak değerlendirip, Osmanlı Hükümetinden, bu karışıklığın önlenmesini istediler. Maksatları bu bahaneyle Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. maddesi uyarınca buraları işgal etmekti.
Osmanlı Hükümeti, Samsun ve çevresindeki karışıklıkları önlemesi için Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliğine atadı (30 Nisan 1919). Böylece hem Mustafa Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılmış hem de Samsun ve çevresindeki karışıklıklar önlenmiş olacaktı.
Mustafa Kemal, İzmir'in işgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919 da İstanbul'dan ayrıldı. 19 Mayıs 1919 da Samsun'a ulaştı. Millî kurtuluş mücadelesinin, milletin gücü ile başarılabileceği inancıyla ve "Ya İstiklâl, ya ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı.
- ** Havza Genelgesini yayımlayarak, henüz dağıtılmamış ordu birliklerinden, ordunun dağıtılmamasını ve silâhların teslim edilmemesini duyurdu. Mitingler yapılarak işgallerin kınanmasını istedi.
- Millî şuuru uyandırarak, millî bir teşkilât kurmayı, İşgaller karşısında alevlenen millî heyecanı vatanın her tarafına yaymayı düşünüyordu.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): -Kendi bölgelerini, itilâf devletlerinin işgallerinden korumaya çalışan cemiyetleri bir çatı altında toplamak gerekiyordu. Bunu gerçekleştirmek için milletin içinden doğan millî bir kurula ihtiyaç vardı.
Mustafa Kemal, millî bir kurul oluşturmak düşüncesini, Havza Genelgesiyle komutan ve valilere bildirmiş ve teşkilatlanma çalışmalarını başlatmıştı.
Amasya Genelgesiyle de:Vatanın içinde bulunduğu durumu İstanbul Hükümetinin tutumunu ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi ve neler yapılması gerektiğini belirtmişti.
Maddeleri: 1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. (gerekçe)
2- İstanbul Hükümeti, sorumluluğunun gereklerini yerine getirememektedir. Bu hal milletimizi yok durumuna düşürüyor.
3- Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. ( Amaç ve yöntem)
4- Milletin durumunu ve davranışını göz önünde tutmak, haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden kurtulmuş millî bir kurulun varlığı gereklidir.
5- Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta millî bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.
6- Bunun için illerin her sancağından halkın güvenini kazanmış üç delegenin hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
7-Her ihtimale karşı durum gizli tutulmalıdır.
Amasya Genelgesi’nin Önemi :
* İlk defa kurtuluş savaşının mücadele safhası başlamıştır.
* İlk defa kurtuluş savaşının gerekçesi , yöntemi ve amacı belirtilmiştir.
* İlk defa milli bir kurulun oluşturulmasından bahsedilmiştir.
* İlk defa İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediğinden bahsedilmiştir.
* Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiştir.
NOT :M.Kemal Amasya Genelgesi’nden sonra 8 Temmuz 1919’da padişaha yolladığı bir telgrafla resmi göreviyle birlikte askerlik görevinden de istifa ettiğini açıklamıştır.
Erzurum Kongresi ( 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919): Mondros Ateşkes Antlaşmasına göre, Doğu Anadolu'daki Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir karışıklık çıkarsa, buralar işgal edilebilecekti. Amaç Doğu Anadolu'da Ermeniler'e yurt sağlamaktı.
Doğu Anadolu Halkı buna meydan vermemek ve haklarını savunabilmek için Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurdu. Bu cemiyet, alınması gerekli tedbirleri görüşmek üzere Erzurum Kongresini topladı. Mustafa Kemal de kongreye katıldı ve kongre başkanlığına seçildi.
Maddeleri: 1. Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Hükümetinin dağılması halinde millet, hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir.
3. Vatanın ve İstiklâlin korunmasına Osmanlı Hükümetinin gücü yetmediği takdirde, amacı gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümetin üyeleri millî kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.
4. Kuva-yi Milliyeyi âmil ve millî iradeyi hakim kılmak esastır.
5. Azınlıklara siyasî hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu haklar verilemez.
6. Manda ve himaye kabul edilemez.
7. Mebuslar Meclisinin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır.
Erzurum Kongresinin Önemi: ** Erzurum kongresi bölgesel olarak toplanmış fakat aldığı kararlar ulusal bir kongredir.
* Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin girişimleriyle bölgedeki Ermeni tehlikesine karşı toplanmıştır.
*İlk defa milli sınırlardan bahsedilmiş. Vatanın asla parçalamaz olduğu belirtildi.(Misak-ı Milli’de aynen yer aldı.)
* İlk defa yeni hükümet kurulmasından bahsedilmiş ve ilk defa 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir.
* İlk defa manda ve himaye reddedilmiştir. devamı 3 te
|