|
 |
Okunma |
|
809 |
Anksiyete; sıklıkla nedeni bilinmeyen bir huzursuzluk, gerginlik ve endişe hali olak tanımlanır. Pek çoğumuz onu ‘nedendir bilmem bu gün içim çok sıkılıyor’ veya ‘içimde bir huzursuzluk var, sanki kötü bir şey olacakmış gibi geliyor’ ifadeleriyle dile getiririz. Anksiyete çok hafif bir gerginlik ve tedirginlik duygusundan, panik derecesine dek ulaşan değişik derecelerde olabilir. İlginç olan özellik, depresyonda olduğu gibi anksiyete bozukluklarının da kadınlarda daha yüksek oranlarda görülmesidir. Bu yüksek oran, kadınların hem biyolojik özellikleriyle hem de ruhsal yapılanmaları ve toplumsal yapı ile bağlantılı olabilir. Çoğunlukla nedeni, onu yaşayan kişi tarafından bilinmeyen bu kaygılı ve endişeli durum, sınav veya ameliyathene kapısında beklerken; önemli bir konuşmaya veya görüşmeye hazırlanırken yaşananların benzeridir. Bu sıkıntılı duyguya,
- çarpıntı,
- terleme,
- titreme,
- nefesin yetmediği hissi,
- ağız kuruluğu,
- boğazda düğümlenme,
- el ve ayaklarda soğuma ve uyuşmalar gibi bedensel belirtiler eşlik edebilir. Anksiyetesi olan kişi endişeli yüz ifadesi, tedirgin hareketleri, gergin duruşu, sabırsızlığı, çabuk kızması, en küçük ses ve uyaran ile irkilmesi ile farkedilir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Hemen tüm insanların az ya da çok tanıdığı bir duygu olmasına karşın, bazı kişiler anksiyeteyi daha sık ve yoğun yaşarlar. Günlük basit bir olay bile, onlar için kaygılı bir bekleyişe dönüşür, endişe düzeyleri hep yüksektir. Örneğin; ‘okuldan gelmesi biraz geciken çocuğun başına mutlaka kötü bir şey gelmiştir’ düşüncesi ile birlikte huzursuzluk ve gerginlik giderek artar. Anksiyete yoğunlaşır, yaşamın pek çok alanını ve kişinin iş ve sosyal yaşamını etkilemeye başlarsa bu durumda ruhsal bir bozukluktan söz edilir. İşte bu noktada psikiyatrik başvuru ve tedavi gereklidir. Tedavi gerektiren anksiyete bozuklukları arasında yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, çeşitli fobiler sayılabilir. tiphastaligi.com alıntı
sinavrehberlik.com sağlıklı yaşam diler.
|