2009- ÖSS’deki Testler ve Kapsamları

15 Kasım 2008

T.C.

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı

 

BASIN DUYURUSU

(10 Kasım  2008)

 

Ortaöğretimde eğitim süresini dört yıla çıkarılması ve Haftalık Ders Çizelgesindeki değişikliklere paralel olarak 2009-ÖSS’deki testlerin kapsamları yeniden belirlenmiştir.

Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

                                                                                                                                                        Prof.Dr. Ünal YARIMAĞAN

                                                                                                                                                        ÖSYM Başkanı          

2009- ÖSS’deki Testler ve Kapsamları

Test

Testin kapsamı                                                                                  

Soru Sayısı Bakımından Yaklaşık Payı (%)

Tür

Türkçe’yi kullanma gücü ile ilgili sorular…………………                            (100)

 

Sos-1

Sosyal Bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular  

      Tarih…………………………………………………                      (43)

      Coğrafya………………………………………………                     (34)

      Felsefe……………………………………………….                       (23)

Mat-1

Matematiksel ilişkilerden yararlanma gücü ile ilgili sorular…………………     (100)

 

Fen-1

Fen Bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular

      Fizik………………………………………………………                (33,3)

      Kimya………………………………………………….                   (33,3)

      Biyoloji……………………………………………………               (33,3)

Ed-Sos

Türk Edebiyatı – Dil ve Anlatım…………………………..                (67)

Coğrafya*   …………………………………………..……..                   (33)

 

 

Sos-2

Tarih (Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dahil) ………………………….   (44)

Coğrafya……………………………………………………..                     (17)

Psikoloji………………………………………………………                    (13)

Sosyoloji……………………………………………………..                    (13)

Mantık………………………………………………………..                   (13)

Mat-2

Matematik……………………………………………………                 (60)

Geometri……………………………………………………..                  (30)

Analitik Geometri……………………………………………                 (10)

Fen-2

Fizik………………………………………………………….                  (33,3)

Kimya………………………………………………………..                  (33,3)

Biyoloji……………………………………………………….                 (33,3)

 

Edebiyat-Sosyal Bilimler Testindeki Coğrafya soruları, Türkçe-Matematik alanında okutulan Coğrafya dersinin konularıyla sınırlı olacaktır

 

ÖSYM EK YERLEŞTİRME

08 Ekim 2008

T.C.

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı 

BASIN DUYURUSU

(07.10.2008) 

2008-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme

2008-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme başvuruları 8-13 Ekim 2008 tarihleri arasında yapılacaktır. Ek yerleştirme yapılacak yükseköğretim programlarının kontenjanlarının dağılımı  aşağıdaki çizelgede görülmektedir.

8 Ekim 2008 Çarşamba gününden itibaren adaylar ÖSYM’nin Internet sayfasında Ek Yerleştirme Kılavuzuna erişebileceklerdir. Bayram tatili nedeniyle Kılavuzun Sınav Merkezlerine dağıtımında bazı gecikmeler olabilmektedir. Bu nedenle, bazı sınav merkezlerinde adaylar Ek Yerleştirme Kılavuzunu ancak 9 Ekim 2008 tarihinden itibaren edinebileceklerdir.

Adayların dikkatine sunulur.

2008 - ÖSYS Ek Yerleştirme Kontenjanları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merkezi Yerleştirmede Boş Kalan + Kayıtta Boş Kalan

Yeni Açılan Programlar

TOPLAM

 

Lisans

Önlisans

Toplam

Lisans

Önlisans

Toplam

Lisans

Önlisans

Toplam

Devlet Üniversiteleri

5.738

43.531

49.269

2.203

4.365

6.568

7.941

47.896

55.837

Vakıf Üniversiteleri

6.261

14.691

20.952

430

1.210

1.640

6.691

15.901

22.592

KKTC Üniversiteleri

7.984

2.180

10.164

373

-

373

8.357

2.180

10.537

Yurtdışı Üniversiteler

259

-

259

232

-

232

491

-

491

Toplam

20.242

60.402

80.644

3.238

5.575

8.813

23.480

65.977

89.457

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖSYM

 

ÖSYM EK YERLEŞTİRME

06 Eylül 2008

 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS’de ek yerleştirmeye ilişkin takvimin henüz belirlenmediğini, ancak geçen yılki ek yerleştirme takvimine yakın tarihler olacağını bildirdi. Yarımağan, üniversitelere kayıtların 1-8 Eylül 2008 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini kaydetti. Üniversitelerde kayıtlar sonrasında boş kalacak kontenjanların belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yarımağan, bu kontenjanlarla birlikte merkezi yerleştirmede boş kalan kontenjanlara yerleştirme yapılacağını ifade etti. Bu yıl merkezi yerleştirme sonucunda üniversitelerde yaklaşık 17 bini meslek yüksekokullarında olmak üzere toplam 24 bin boş kontenjan kaldığını ifade eden Yarımağan, bu yıl yerleşen aday sayısının geçen yıla göre yaklaşık 200 bin arttığını, bunlardan 100 bine yakınının Açıköğretime yerleştiğini kaydetti. Ek yerleştirme başvuruları geçen yıl 1-4 Ekim tarihleri arasında alınmıştı.

2008 ÖSS EK YERLEŞTİRME

27 Ağustos 2008

2008 ÖSS EK YERLEŞTİRME

 

 

2008 ÖSS EK KONTENJAN KILAVUZU’nun Ekim ayının ilk hafatasında yayımlanması bekleniyor. Kılavuz 2007 ÖSS de 1-4 ekim tarihleri arasında yayımlanmıştı.

2008 ÖSS EK KONTENJAN KILAVUZU’nun Ekim ayının ilk haftasında yayımlanması bekleniyor. Kılavuz 2007 ÖSS de 1-4 ekim tarihleri arasında yayımlanmıştı. Ek yerleştirme ile ilgili bilgilere söz konusu tarihlerde bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

 

2009 ÖSS MODELİ

27 Ağustos 2008

ÖSYM Başkanı’nın gelecek sene sınav sisteminin değişeceğini açıklaması ÖSS’yi tekrar ana gündemlerden birisi yaptı

ÖSYM Başkanı’nın gelecek sene sınav sisteminin değişeceğini açıklaması genelde sınav başvuruları ve sınav günü hatırlanan ÖSS’yi tekrar ana gündemlerden birisi yaptı.

Düşünülen sistemi ele almadan önce eleştirilecek ilk nokta açıklamanın zamansızlığı. Henüz sistem netleşmemişken öğrencilerin kafasını karıştırmanın çok da gereği yok. Çünkü öğrencilerin bu sınava yüklediği anlam çok farklı. Dolayısıyla kullanılan cümlelerin öğrenciler üzerindeki etkisi mutlaka hesaba katılmalı.

İyi niyetli açıklamalar olduğuna kalpten inanıyorum, ama olaya öğrenci cephesinden de bakmak gerekir.

Başkan, düşünülen iki sistem olduğunu dile getirirken bunlardan sadece birini genel hatlarıyla dile getirdi. İngiliz modeli olarak belirttiği sistem dersler sınavı şeklinde uygulanacak.

Aslında bu sistem daha önce yayımlanmış olan Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ele alınmış ve çözümün bir parçası olarak işlenmişti. Öncelikle İngiliz modeli hakkında bazı genel bilgiler verelim.

İngiltere’de zorunlu eğitim 6 yaşında başlayıp 16 yaşında bitiyor. Öğrenim sürecini tamamlayan öğrenciler GCSE sınavına girerler (General Certificate of Secondary Education). Başarılı olurlarsa Türkiye’deki lise diplomasına denk sayılan belgeyle mezun olurlar.

GCSE belgesiyle mezun olan öğrenciler üniversiteye başlayabilmek için A-Level (Advenced Level) adı verilen ve iki yıl süren ayrı bir ön eğitimi tamamlamak zorundadırlar. Normal ve standart olan A-Level eğitimini tamamladıktan sonra uygulanan sınavla A-Level başarı notuna göre üniversite yerleştirmeleri yapılır.

A-Level sınavlarına yapılan hazırlık GCSE için yapılan hazırlıktan oldukça farklıdır. GCSE için öğrenciler genellikle 10 veya 11 dersi çalışırken, A-Levelda derinlemesine bir çalışma için üç ya da dört ders mevcuttur.

Çoğu öğrenci üniversite giriş şartı olarak üç ya da dört ders üzerinde A-Level eğitimi alır. Bu dersler, üniversitede okunacak dalla da uygunluk içindedir. Mesela mühendislik okumak isteyen öğrenci matematik, fizik ve kimya veya mekanik çalışmalıdır. Genel hatlarıyla İngiltere’de uygulanan sistem bu.

YÖK Başkanı’nın açıklamalarını, buna bağlı olarak İngiliz modelini ve geçmişte yayınlanmış Yükseköğretim Strateji Raporu’nu göz önüne aldığımızda öngörülen sistemin ders sınavları şeklinde düşünüldüğü sonucu karşımıza çıkıyor. Öğrenci bir nevi modüllü bir sınavla karşı karşıya olacak. Her ne kadar Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ‘ortaöğretimi bitirme sınavı’ dile getirilse de (İngiliz sisteminde de GCSE sınavı olarak var) bu sınavın öngörülen sistemde olup olmayacağı konusunda şimdiden bir şey söylemek zor. Ancak böyle bir filtrenin, beraberinde birçok soruna neden olacağını tahmin etmek güç değil.

Ders sınavları uygulama düşüncesi oldukça makul. Öğrenci artık hedefini çok önceden bölüm ya da bölümler olarak planlamış, çalışmasını bu hedefi gözeterek yapmış olacak. Katsayı ya da tablo engeli olmadan istediği bölümlere yerleşebilmek için kaygısız ve özgür bir şekilde çalışabilecek.

Bu sistemle Tıp Fakültesi’ne girmek isteyenle makine mühendisliğine girmek isteyen bir öğrenci birebir aynı testleri cevaplamaya mahkûm olmayacak. Örneğin Tıp Fakültesi’ne girmek için çözülmesi gereken testler matematik, biyoloji, kimya ve Türkçe olurken makine mühendisliği bölümü için matematik, fizik ve Türkçe testlerini çözmek yeterli olabilecek (Burada verilen test örnekleri sadece bir öngörüdür).

Bu noktada şu uyarıda bulunmak istiyorum: İnsanla birebir ilişki gerektiren, fedakârlık isteyen doktorluk, öğretmenlik, hemşirelik gibi bölümlerde puan dışında başka özellikler de aranmalı. Örneğin liselere sosyal proje dersi konulabilir ve bu derste yapılan faaliyetler ve notlar yerleştirmede etkili olabilir. Objektif ve standart değerlendirme kriterleri gözetilerek çözümler üretilebilir.

Sistem değişikliği yaparken kademeli bir geçişin öğrencileri sıkıntıya sokmama adına daha isabetli olacağını da belirteyim.

Çok detaylı olmasa da genel hatlarıyla düşünülen sistemi ele aldım. Bu hamur daha çok su götürür. Sistem konusunda daha detaylı açıklamalar yapıldığında hamuru yoğurmaya devam ederiz! Şimdilik bununla iktifa edelim.

Not: OKS’de pilot okullara uygulanan müfredatla diğer okulların müfredatının kesişiminden soru geleceği açıklaması öğrencilerin ve birçok eğitimcinin kafasını karıştırdı. Medyada bu konuda doğru ya da yanlış ya da kısmen doğru yazılar ve haberler çıktı. Bu noktada öğrencilere ve öğretmenlere yol gösterici olması açısından detaylı bilgi bulabilecekleri bir internet adresini vermek istiyorum. Öğrenciler ve öğretmenler www.sanaldersane.com adresinde ‘Branş Branş 2008 OKS Beklentileri’ bölümünde aradıkları bilgiyi bulabilirler.

 

FERMANTASYON BÖLÜMÜ , FERMANTASYON TEKNİKERİ

03 Ağustos 2008

Fermantasyon Bölümü , Fermantasyon Teknikerleri Grubu



Bu programın amacı, tarımsal ürünlerden mayalandırma yoluyla, sirke, alkollü içki, malt gibi gıda maddelerinin elde edilmesi işlemlerinde çalışacak ara insangücünü yetiştirmektir. Bu bölümü bitirenler fermantasyon teknikeri ünvanı ile gıda mühendislerine yardımcı olarak çalışırlar.

Programın Amacı:
Fermantasyon programının amacı, tarımsal ürünlerden mayalandırma yoluyla sirke, alkollü içki, malt gibi gıda maddelerinin elde edilmesi işlemlerinde çalışacak ara insan gücünü yetiştirmektir.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Fermantasyon programının ilk yılında fizik, kimya, teknik resim, ikrobiyoloji gibi teknik ve temel bilim dersleri verilir. İkinci yılda ise çeşitli hammaddeler ve bunların işlenmesine ve pazarlanmasına ilişkin dersler okutulur.

Gereken Nitelikler: Bu alana girmek isteyen öğrencilerin kendilerini kimya, biyoloji ve tarım konularında iyi yetiştirmiş olması gerekir.

Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Bu programı bitiren öğrenciler “Fermantasyon Teknikeri” ünvanı alırlar. Fermantasyon teknikeri, alkollü içkiler, turşu, boza, sirke gibi tarımsal ürünlerin kalitelerinin artırılması ve kontrolü ile ilgili işlemleri yürütür; bira gibi mayalı içkiler, sirke ve meyve suyu yapımı için tahıl ya da meyvelerin filizlendirilmesi ,karıştırılması, preslenmesi ve mayalanması gibi işlemlerin planlanması ve ürütülmesinde gıda mühendisine yardımcı olarak çalışır.

Çalışma Alanları: Kamu kesiminde çalışmak isteyen fermantasyon teknikerleri daha çok Tekel Genel Müdürlüğüne bağlı, şarap, bira ve diğer içki fabrikalarında çalışabilirler. Aynı alanda faaliyet gösteren özel kesime bağlı üretim yerleri de bu teknisyenler için uygundur. Bu program mezunları kendi adlarına da küçük işletmeler açabilirler.

 

Fermantasyon Bölümü Olan Üniversiteler Ve İlgili Fakülteler

 

KOCAELİ- KÖSEKÖY MESLEK YÜKSEKOKULU

 

MEKATRONİK BÖLÜMÜ

03 Ağustos 2008

MEKATRONİK NEDİR?

Mekatronik; makine, elektrik, elektronik, kontrol sistemleri teknolojisi programları ile bilgisayar yazılım bilim dallarının bir bütünlük içinde algılanmasına dayanan yeni bir bilim dalıdır.
Mekanik, elektrik ve elektronik, kontrol sistemleri teknolojisi bileşenlerinden oluşan ön verileri elektronik algılayıcıları (sensörleri) ile algılayan verileri yorumlayan ve işleyen mikroişlemciler ile gerekli tepkileri veren tahrik elemanları (aktüatörler) mekatronik sistemleri oluşturmaktadırlar. Günümüzde yaygın olarak kullanılan fotoğraf makinaları, videolar, çamaşır-bulaşık makinaları, bankamatikler ve CD’ler gibi ürünler en basit mekatronik sistemlerdir.
Algılayabilen, ölçen ve karar veren ve bu karar yönünde hareket eden otomatik makinalar (yani mekatronik sistemler) tıpta, tarımda, bankacılıkta, madencilikte, makine sanayinde ve bir çok alanda çağdaş otomasyon teknolojilerini tanımlayan örnekleri oluşturan mekatronik uygulamalardır.
Mekatroniğin Doğuşu ve Gelişimi
Mekatronik ilk kez 1960′ların sonunda Japonya’nın Yaskawa Elektrik Şirketi’nde görevli bir mühendis tarafından elektrik motorlarının bilgisayarla kontrolünün sağlanması için kullanılmıştır. Temelde ise “mekanik” ve “elektronik” kelimelerinin uygun bir şekilde parçalanması ve bu parçaların birleştirilmesi ile bu kelime ortaya çıkmıştır.

Bu kavram Japonya’dan yola çıkarak tüm dünyaya yıllar ilerledikçe yayılmaya ve yerleşmeye başlamıştır. Dünyada artan uygulamalarıyla gelişen mekatronik, lisans ve master programlarıyla da üniversitelerde desteklenmektedir. Türkiye’de ise maalesef çok yavaş bir şekilde endüstriyel ve akademik kabul görerek, çalışma ve pratikte ilerlemektedir.

Birçok mühendis mekatroniğin robotikten oluştuğunu iddia etmektedir. ılk robotik kollar, hareketlerini algılayıcılarla geri besleme olmadan düzgün bir biçimde gerçekleştiremiyordu. Bununla birlikte, kinematikdeki ilerlemeler dinamik, kontrol, algılayıcı teknolojisi ve üst düzey programlamayla, gelişimleri desteklenmiştir. Aynı zamanda, modern teknolojiler, robotları daha esnek ve kullanışlı hale getirmiştir. Böylece, her tür makina ve sisteme adaptasyonları ve yüksek performansla çalışmaları sağlanmıştır.

1970′lerde mekatronik , daha çok servo teknolojinin kullanıldığı, otomatik kapı açıcılar, otomatik odaklamalı kameralar gibi ürünlerde kullanılmıştır.

80′li yıllarla birlikte, bilgi teknolojisinin hayata girişiyle, mühendisler mekanik sistemlerin performansını arttırmak için mikroişlemciler kullanmaya başladılar. Sayısal denetimli makinalar ve robotlar daha da yaygınlaştı ve bunların otomotiv uygulamalarında, elektronik motor kontrolü ve ABS fren sistemleri kullanılmaya başlandı.

90′lara gelindiğinde, iletişim teknolojisi de oluşan bu bilgi karışımına eklendi ve üretim hatlarının büyük network ağlarına bağlanması gerçekleşti. Bu, özellikle robot sistemlerinin, uzaktan kontrollu biçimde işletimine olanak sağladı.

Aynı zamanda, daha küçük algılayıcı ve kumanda teknolojileri de artan bir şekilde yeni ürünlerde kullanılmaya başlandı. Otomobillerin hava yastıklarının açılmasını kontrol eden küçük silikon ivmelendirme algılayıcıları gibi mikroelektromekanik sistemler ise son zamanlarda kullanıma sunuldu

Mekatroniğin Uygulama Alanları:
Mekatronik genel olarak, bilgisayar kontrollü sistemlerin veya elektromekanik sistemlerin, ürün tasarımında ve/veya üretiminde görev alan hem endüstri hem de akademik kariyerli mühendisler tarafından kullanılmasıyla uygulanır.

Birden fazla mühendislik branşının ortak kullanımıyla birlikte gelişmesi, içinde yeraldığı mühendislik branşlarının da ilerlemesini sağlamaktadır. Mekatronik, aslında yeni bir kavram değildir. En son teknolojilerin, daha çok işleve sahip ve uygulaması kolay olan ürünlerin proseslerini dizayn etmek için, basit olarak makina mühendisliğine, kontrol teorisine, bilgisayar bilimine ve elektroniğe uygulanmasıdır.

Buradan da anlaşılacağı gibi teknoloji geliştikçe mekatronik ilerler, böylece teknoloji daha da gelişir. Yani arada sürekli bir çevrim vardır ve bu çevrim dışarıya açık olup, çeşitli mühendislik ve bilimlerle de etkileşim halindedir ve bunların gelişmesine katkıda bulunur.

Mekatroniğin kullanımıyla ilgili en güzel örneklerden biri bilgisayar disk sürücüsüdür. Hızlı cevaplama, doğruluk ve sağlamlık gibi özelliklerle mekatroniğin kullanım amaçlarına uygun niteliklere sahiptir.

Bilgisayar disk sürücüleri, mekatronik uygulamalarının ilk örneklerindendir. Bu makinalar, çok hızlı bilgi aktarımına ve hassas pozisyonlamaya sahip olup, değişken sistem etkilerine de dayanıklıdırlar.

Mekatronik Tasarım Ürünleri
Çağdaş mekatronik teknolojisi ürünleri, bir veya bikaç mikroişlemci çevresinde yerleştirilen duyucular (sensörler), eyleyiciler (motor sistemler), ve tüm sistem veya makinayı merkezi veya dağınık yapıda denetleyebilen bilgisayar programlarından oluşmaktadır. Bu tanıma uygun sistem ve makinalar kendisine tanımlanan çevreyi gözlemlemekte, çevredeki değişimleri algılamakta, ve algıladığı bilgileri yorumlayarak gerekli motor sistemler yardımı ile çevresini değiştirebilmektedir. Mekatronik makinalar mekanik işlevsellik ile tümleşik algoritmik denetimi beraberce içeren ürün ve sistemlerdir. Gelişmiş mekatronik ürünler basit makinalar yerine çevrelerini değiştirebilen bilgisayar sistemlerine dönüşmüştür. Doğal olarak bu yapıdaki makina ve sistemler akıllı davranışlar göstermektedir. Mekatronik ürünlerde yer alan yazılımlar genellikle yapay zeka tekniklerini kullanmakta ve böylece mekatronik tasarım ürünleri, basit işlevsel makinalar yerine, çeşitli koşullara uyum sağlayabilen yetenekli sistemlere dönüşmektedir.

Mekatronik Mühendisliğinin önde gelen uygulama alanları şunlardır:
Üretim Mühendisliği Tarım Robotları Otomotiv Endüstrisi
Mikro Sistemler (MEMS) Uçan Robotlar Robot Görme
Endüstriyel otomasyon Akıllı Silah ve Silah Sistemleri Mikro robotlar
Gezer Robotlar Endüstriyel Robot Kollar

Mekatronik tasarım felsefesi, özellikle yüksek teknoloji ürünü akıllı makina ve sistemlerde uygulanmaktadır. Bu makina ve sistemlerin bazı örnekleri şunlardır :
• Taşıtlarda hava yastığı güvenlik sistemleri, ABS fren sistemleri, uzaktan kumandalı kapı kilitleri, sürüş ve seyir denetimi, motor ve güç sistemleri denetimi, yolcu güvenlik sistemleri, ve taşıt araçlarındaki benzer sistemler,
• NC, CNC, AC v.b. tezgahlar, hızlı protip üretim tezgahları, ve benzeri otomatik üretim tezgahları,
• Fotokopi makinaları, faks makinaları, elektronik daktilolar, ve benzeri büro makinaları,
• MR cihazları, atroskopik cihazlar, ultrasonik problar, ve benzeri diğer tıbbi cihazlar,
• Otomatik odaklamalı fotoğraf makinaları, Video kameraları, Video, CD ve DVD göstericileri, CD kayıt ve benzeri kişisel kullanım amaçlı elektronik cihazlar,
• Lazer yazıcıar, Sabit disk kafa konumlayıcıları, Teyp sürücü ve yükleyicileri, CD okuyucu ve yazıcıları, ve benzeri bilgisayar aksesuarları,

• Kaynak robotları, Fabrika içi kendinden yönlenmeli araçlar (AGV), Uzay araştırmalarında kullanılan robotlar, Askeri amaçlı mayın imha robotları, bomba taşıyıcıları, ve benzeri gezer robotlar,
• Uçuş denetim eyleyicileri, İniş sistemleri, Kokpit kumanda ve cihazları, ve benzeri hava taşıtları sistemleri,
• Garaj kapısı otomatik açma sistemleri, Güvenlik sistemleri, İklimlendirme denetim sistemleri, ve benzeri ev ve büro uygulamaları,
• Çamaşır makinaları, Bulaşık makinaları, Otomatik buz makinaları, ve benzeri ev uygulamaları,
• Değişken hızlı matkaplar, Sayısal tork anahtarları, ve benzeri takımlar,
• Malzeme test cihazları, ve benzeri laboratuar cihazları,
• Bar kodlu sistemler, Konveyör sistemleri, ve benzeri fabrika otomasyon sistemleri,
• El ve otomatik kumandalı hidrolik krenler ve benzeri malzeme taşıma ve inşaat makinaları,
• Otomatik etiketleme, Kalite denetiminde kamera, ve benzeri kalite denetimi ve paketleme uygulamaları,
• Video oyunları ve Sanal gerçeklik uygulamalarında gerçek girdi denetim sistemleri.

 

 

RADYO TELEVİZYON MUHABİRİ

03 Ağustos 2008


TANIM
Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir.

GÖREVLER
- Haber kaynaklarından kendisine iletilen haberleri okur, bunları önemine göre sıraya koyar ve derinliğine incelenmesi uygun görülen olaylar için bir gündem oluşturur, -Bir olayla ilgili olarak haber toplamak için, en doğru ve ayrıntılı haberi alabileceği haber kaynaklarını belirler, - Görüşeceği kişileri telefonla arayarak isteğini belirtir ve randevu ister, - Kameraman ünitesi ile ilişki kurar ve görüşmenin yayınlanacağı yeri ve saati belirtir, - Haber alacağı kişiye soracağı soruları hazırlar, - Kararlaştırılan saatte haber kaynağı ile görüşmesini yapar, görüntüleri kameramana kaydettirir, - Haberi yazar ve amirine onaylatır, - Gerektiğinde kitap, kaset vb. kaynaklardan arşiv taraması yapar.

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
-Ses ve görüntü kayıt cihazları (teyp vb.), -Ses ve görüntü montaj aletleri, - Bilgisayar, - Faks, teleks, - Çeşitli kırtasiye malzemeleri.

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Radyo televizyon muhabiri olmak isteyenlerin; -Üst düzeyde sözel yeteneğe sahip, - Sosyal olaylara ilgili, - Derinliğine araştırma merakı olan, - Başkaları ile iyi ilişki kurabilen, - Değişik ortamlarda çalışıp, sık sık seyahat edebilecek kimseler olmaları gerekir. Yaratıcılık mesleki başarıyı artırıcı etkendir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Radyo televizyon muhabirlerinin çalışma ortamları çok değişkendir. Olayın niteliğine göre açık, kapalı, gürültülü, tozlu ve hatta tehlikeli olabilir. Muhabirlerin haberlerini yazdıkları büro ortamı çok sayıda kişinin çalıştığı gürültülü bir ortamdır. Muhabirler birinci derecede insanlarla etkileşim halinde görev yaparlar.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Radyo TV muhabirleri TRT Kurumunun bütün kanallarında (radyo ve TV), özel televizyon kanallarında, özel radyolarda, yerli ve yabancı haber ajanslarında görev yapabilirler. TV kanallarının artmasıyla birlikte mesleğe olan ihtiyaç sürekli artış göstermektedir.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi; çeşitli üniversitelere bağlı iletişim fakültelerinin “Radyo ve Televizyon Yayımcılığı”, “Radyo, Sinema ve Televizyon”, “Sinema ve Televizyon” bölümlerinde verilmektedir. Ayrıca, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda verilen hizmet öncesi eğitimler de bu mesleğin eğitim yerleri arasında sayılabilir. Ancak, muhabirlik mesleğinden farklı alanlardan mezun olan kişiler de bu meslekte çalışabilmektedirler.

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
İlgili bölümlere girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavında yeterli “Sözel (SÖZ)” puan almak gerekmektedir.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
- İletişim fakülteleri radyo, TV ve sinema bölümlerinde eğitim süresi 4 yıldır. Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun açmış olduğu muhabirlik yazılı sınavında başarılı olan adaylar 6 aylık hizmet-içi eğitime alınmaktadırlar. Hizmet öncesi kurslarda; haber yazma (TV haberi, merkez haberleri, yurt haberleri ve dış haberler), röportaj tekniği, diksiyon, fonetik, kompozisyon, montaj tekniği gibi konularda eğitim alırlar. - Anadolu teknik liseleri radyo-televizyon bölümünün eğitim süresi, birinci yılı yabancı dil hazırlık sınıfı olmak üzere 5 yıldır. Bu süre içerisinde öğrenciler; ortak genel kültür dersleri yanında; Ses ve Görüntü, Kayıt Cihazları, Kitle İletişim Araçları, Radyo-TV Temel Kavramları, Radyo-TV Program Yapımı, Temel Gazetecilik, Tanıtma Yöntemleri ve Reklam Tasarımı, Senaryo Yazımı, Sinema Tarihi, Radyo-TV Haberleri, Fotoğraf Uygulamaları ve Yayın Uygulamaları gibi dersler alırlar.

MESLEKTE İLERLEME
İdari kadrolara geçiş mümkün olabilmektedir. Haber genel yayın yönetmenliği, genel yayın yönetmenliği vb. kadrolara yükselmek mümkündür.

BENZER MESLEKLER:
Gazete muhabirliği.

BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
- İletişim fakültelerinde öğrenime devam eden öğrencilerden durumu uyanlara Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu’nca öğrenim ve harç kredisi ödenmektedir. - TRT’de 6 aylık hizmet-içi eğitim süresince meslek adaylarına ücret ödenmemektedir. -Bu meslekte ücretler, çalışılan yer ve deneyime göre değişiklik göstermektedir. Özel televizyon ve radyolarda çalışanların ücretleri TRT’de çalışanlara göre daha yüksek olabilmektedir.


DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER

- İlgili eğitim kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğ